• tr
  • en
  • ru
Menü

VERGİ KAÇAKLIĞI SUÇUNDA TEKERRÜR

I- GİRİŞ

Vergi suçlarından biri olan kaçakçılık suçu Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddede vergi kaçakçılığı suçunu oluşturan hareketler sayılmış ve ihlallerin ağırlıklarına göre farklı sürelerle hapis cezaları öngörülmüştür.

Vergi Usul Kanunu’nda özel olarak düzenlenen bu suçun, ceza hukuku müessesi olan “tekerrür” karşısındaki durumu çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Tekerrür, yaptırım ile ilgili olup Türk Ceza Kanunu’nda “güvenlik tedbirleri”bölümünde düzenlenmiştir. Bu müessese, kanunun aradığı şartların gerçekleşmesi halinde, failin daha ağır şekilde cezalandırılmasına hizmet etmektedir.

VUK’ta, vergi suçlarına uygulanacak özel bir tekerrür hükmüne yer verilmemiştir. Bu nedenle bu çalışmamızda,  TCK’nın genel hükümleri içinde yer alan ve suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesi, şartları ve sonuçları açısından vergi kaçakçılığı suçu özelinde incelenmiştir. Çalışmamızda öncelikle, vergi kaçakçılık suçunda tekerrürün şartları ve sonrasında ise bu suç bakımından tekerrürün doğurduğu sonuçlar açıklanmaya çalışılmıştır.

II- GENEL OLARAK

Vergi suçlarına uygulanacak herhangi bir tekerrür hükmüne VUK’ta yer verilmemiştir. Kanun’un 339. maddesinde ise vergisel kabahatlere ilişkin tekerrür hükmüne yer verilmişse de bu hüküm, vergi kaçakçılığı suçuna uygulanmayacaktır[1].

TCK’nın 5. maddesi gereği, bu Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. Bu nedenle,  vergi kaçakçılığı suçu için TCK’nın genel hükümleri içinde yer alan ve suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesine bakılması gerekmektedir[2]. Söz konusu tekerrür hükmü, şartları ve sonuçları açısından vergi kaçakçılığı suçu için de geçerli olacaktır. Bu nedenle, ceza hukukunda tekerrür kavramı, vergi kaçakçılığı suçu özelinde aşağıda irdelenmiştir.

III- VERGİ KAÇAKÇILIĞI SUÇU ÖZELİNDE CEZA HUKUKUNDA TEKERRÜR MÜESSESESİ

Tekerrür, kişinin daha önce işlediği suç nedeniyle belli bir cezaya mahkum edilmiş olmasına rağmen suç işlemede gösterdiği kararlılık nedeniyle daha fazla cezalandırılması mantığına dayanır[3].

5237 sayılı TCK’da tekerrürün tanımına yer verilmemiştir. Doktrinde ise tanımı, “daha önce işlemiş olduğu bir suçtan dolayı cezaya hükmedilen ve cezası kesinleştikten sonra kanunun belirtmiş olduğu süreler içinde tekerrüre esas olacak yeni bir suç işleyen kişinin durumudur” şeklinde yapılmıştır[4].

Tekerrür, TCK’nın Birinci Kitabı’nın “Yaptırımlar” başlıklı üçüncü kısım ikinci bölümündeki “Güvenlik Tedbirleri” arasında yer alan “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede tekerrürün şartları ve sonuçları hüküm altına alınmıştır.

A.    TEKERRÜRÜN ŞARTLARI

TCK’nın 58. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası incelendiğinde tekerrürün varlığı için şu şartların tamamının aynı anda gerçekleşmesi gerektiği görülmektedir.

  • Önceden işlenmiş bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunması.
  • İlk suçun cezasının kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi.
  • İkinci suçun, ilk suçun cezasının kesinleşmesinden itibaren belirli bir sürede işlenmesi.

1. Kesinleşmiş Bir Ceza Mahkumiyetinin Bulunması

Fail hakkında hükmedilen önceki cezanın infaz edilmiş olması şartı aranmamış ve daha önce kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması tekerrür hükümlerinin uygulanması için yeterli görülmüştür (TCK m. 58/1). Bu durum TCK’nın, tekerrür çeşitlerinden, mefruz (farazi, varsayılan) tekerrürü benimsediğini göstermektedir[5].

Önceki tarihte işlenen suçun cezası, sonraki tarihte işlenen suçun cezasından önce kesinleşirse tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır. Diğer bir deyişle, tekerrürün söz konusu olabilmesi için suçun hem işlenme tarihinden hem de kesinleşme tarihinden sonra bir suç işlenmelidir.

Tekerrürün uygulanabilmesi için mahkumiyetin, “ceza mahkumiyeti” olması, sonraki tarihte işlenen suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi gerekir. Tedbir kararları, disiplin cezaları, ön ödeme, dava zamanaşımı, kısa süreli hapis cezalarının tedbire çevrilmesi(TCK m. 50/5) hallerinde tekerrür söz konusu olmayacaktır. Ceza zamanaşımı, ertelenmiş ceza, koşullu salıverme hallerinde ise tekerrür uygulanacaktır[6].

Mahkumiyetten doğan netice kalkmış ancak mahkumiyet kalkmamış ise tekerrür uygulanacaktır. Bu suretle, genel affa uğramış bir mahkumiyet tekerrüre esas olmadığı halde, özel af tekerrüre engel olmayacaktır[7].

2. Yeni Bir Suçun İşlenmiş Olması

Fail önceki suçun kesinleşmesinden sonra yeni bir suç işlemelidir. TCK’nın 58/4. maddesinde tekerrür hükümlerinin hangi suçlar arasında uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, kasıtlı suçlarla taksirli suçlar, sırf askeri suçlarla diğer suçlar, yabancı mahkemeler tarafından verilen kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları arasında tekerrür söz konusu olmayacaktır. Bu istisnalar haricinde ise tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Bu suretle, vergi kaçakçılığı suçunu işleyen bir kişiye tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için kaçakçılık suçu işlemesi şart olmayıp kasten işlenebilen başka bir suç işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanacaktır[8].  Örneğin, önceki tarihli suç, kasten yaralama ve sonraki tarihli suç, defter ve belgelerin gizlenmesiyle meydana gelen vergi kaçakçılığı suçu ise vergi kaçakçılığı suçu açısından tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Aynı şekilde, vergi kaçakçılık suçuna ilişkin mahkumiyetin kesinleşmesinden sonra kastla işlenebilen bir suçun gerçekleşmesi halinde, sonraki tarihli suç bakımından tekerrür hükümleri uygulanacaktır.

Tekerrür hükümlerinin uygulanacağı suç sonraki suçtur ve hapis veya adli para cezasına hükmedilmesinin önemi bulunmamaktadır[9]. Ayrıca tekrar belirtmek gerekir ki; kasta dayanan suçlarla taksirli suçlar birbirine tekerrürde esas olmayacaktır. Bu suretle, vergi kaçakçılığı suçu kasten işlenebilen bir suç olduğundan tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki veya sonraki suçun da kasten işlenen bir suç olması gerekmektedir.

3. İkinci Suçun Belli Bir Sürede İşlenmiş Olması

Tekerrürün uygulanmasındaki diğer bir şart, sonraki suçun, önceki suçun kesinleşmesinden belli bir süre içinde işlenmesidir[10]. Bu süre, önceki suça dair verilen cezaya göre değişiklik göstermekte ve 3 veya 5 yıl olabilmektedir. TCK’nın 58. maddesine göre;

  • Önceki ceza, 5 yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkumiyet ise bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl,
  • Önceki ceza, 5 yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet ise bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 5 yıl

geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür uygulanmaz.

Tekerrür süresinin başlangıcı, önceki cezanın infaz edildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Koşullu salıverme halinde infazın bittiği tarih “denetim süresi”nin bittiği tarihtir[11].

Bu halde, tekerrür hükümlerinin uygulanması için önceki suçun cezasının kesinleşmesi gerekmekte ancak infaz edilmesi şartı aranmamaktadır. Bununla birlikte, ceza infaz edilmediği sürece, tekerrür için öngörülen “belli süre” başlamamaktadır.

Kanun koyucunun belirlediği şartlara göre, kaçakçılık suçlarında tekerrür süresi kesinleşme tarihinden itibaren üç yıldır[12]. Diğer bir ifade ile kaçakçılık suçuna ilişkin cezanın infazından itibaren üç yıl içinde kasten bir suç işlenmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacaktır.

B.     TEKERRÜRÜN SONUÇLARI

Tekerrür, TCK’da cezanın arttırılmasını gerektiren bir neden olarak değil; kişinin hakkında hükmolunan cezanın infazı sırasında dikkate alınacak bir neden ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının nedeni olarak görülmüştür[13].

TCK’nın 58/6. fıkrasına göre, tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır[14]. Bunun anlamı, mükerririn cezasının infazında normale göre daha az hukuki imkan sağlanmasıdır[15].

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 108. maddesinde, “mükerrirlere özgü infaz rejimi” düzenlenmiştir. Kanun koyucu ilgili madde ile mükerrirlerin koşullu salıverilmeden faydalanma şartlarını normale göre ağırlaştırılmıştır. İlk defa suç işleyen bir kişi süreli hapis cezasının üçte ikisini infaz kurumunda iyi halli olarak çektikten sonra koşullu salıvermeden yararlanmaktadır[16]. Ancak mükerrir kişi, süreli hapis cezasının ancak dörtte üçünü infaz kurumunda iyi halli olarak geçirdikten sonra koşullu salıvermeden faydalanabilir. İkinci defa mükerrir duruma düşen kişi ise artık koşullu salıverme hükümlerinden faydalanamayacaktır.

TCK’nın 58/5. fıkrasına göre, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. Söz konusu fıkra mucibince, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması için failin, sonraki fiili işlendiği sırada 18 yaşını doldurulmamış olması gerekmektedir[17].

TCK’ya göre tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. Ancak bu hükmün vergi kaçakçılığı suçu açısından uygulanması mümkün olmadığından önemi bulunmamaktadır.

IV- SONUÇ

VUK’un 339. maddesinde yer alan tekerrür hükmü vergisel kabahatlere ilişkin olup bu hükmün vergi kaçakçılığı suçu ile ilgisi bulunmamaktadır. VUK’ta vergi suçlarında tekerrüre dair özel bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.  Bu suretle, 5237 sayılı TCK’nın ruhuna uygun olarak, tekerrür müessesesinin vergi kaçakçılığı suçundaki uygulanışı, TCK’nın Birinci Kitabı olan “Genel Hükümler” dikkate alınarak belirlenecektir. Burada ise suçta tekerrürü düzenleyen 58. madde yer almaktadır. Söz konusu tekerrür hükmü, şartları ve sonuçları açısından, vergi kaçakçılığı suçu için de geçerli olacaktır. Tekerrürün şatlarının oluşması halinde failin cezası arttırılmayacak fakat bu durum, mükerrir hakkında hükmolunan cezanın infazı sırasında dikkate alınacaktır. Mükerrire cezasının infazında normale göre daha az hukuki imkan sağlanacak ve hatta infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilecektir.

[1] Doğan Şenyüz, “Vergi Ceza Hukuku”, Ekin, Bursa, 9. Baskı, s. 434.

[2] Ahmet Bozdağ, “Türk Ceza Hukukunda ve Vergi Ceza Hukukunda Tekerrür”, Seçkin, Ankara 2009, s. 149; Şenyüz, s. 434; Turgut Candan, “Vergi Suçları ve Cezaları”, Maliye ve Hukuk Yayınları, Ankara 2010, 3. Baskı, s. 394.

[3] Mehmet Batun, “Kaçakçılık Suçlarında İştirak, Birleşme ve Tekerrür”, Yaklaşım Dergisi, Ankara 2010 Ekim, S. 213, http://www.yaklasim.com, s.e.t. 02.01.2018.

[4] Bozdağ, s. 24.

[5] Şenyüz, s. 435. Tekerrürün uygulanması için önceki cezanın infazı gerekiyorsa ise burada, tekerrür çeşitlerinden “gerçek tekerrür” söz konusu olacaktır. Bkz. Şenyüz, s. 435.

[6] Hakan Hakeri, “Ceza Hukuku Genel Hükümler”, Adalet, Ankara 2013, 16. Baskı, s. 493, s. 646.

[7] Mahmut Koca / İlhan Üzülmez, “Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler”, Seçkin, Ankara 2011, 4. Baskı, s. 514.

[8] Şükrü Kızılot / Zuhal Kızılot, “Vergi, Ticaret ve Ceza Hukuku Yönünden Kaçakçılık Suçları ve Naylon Fatura İhtilafları”, Yaklaşım, Ankara 2009, s. 601.

[9] Şenyüz, s. 436.

[10] Bu durum TCK’da, tekerrür türlerinden “süreli tekerrür”ün benimsendiğini göstermektedir. Süre şartı aranmaması halinde ise “süresiz tekerrür”ün varlığı söz konusu olmaktadır. Bkz. Şenyüz, s. 435.

[11] Şenyüz, s. 437.

[12] Kızılot / Kızılot, s. 601.

[13] Şenyüz, s. 435; Batun, s.e.t. 02.01.2018.

[14] 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu’nun 15. maddesinde, denetimli serbestlik süresi içinde duruma göre başvurulacak tedbirler belirtilmiştir. Buna göre,

  • denetim süresinde hükümlünün kamu kuruluşunda veya bir başkasının gözetiminde ücretle çalıştırılması,
  • çocuk hükümlülerin, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna yerleştirilmesi,
  • uzman bir kişinin görevlendirilmesi ve hükümlünün davranışlarının izlenerek hâkime rapor verilmesi,
  • hükümlünün yükümlülüklere uyması veya hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlememesi,
  • denetim süresini iyi halle geçirmesi,

şeklindeki yükümlülükler denetimli serbestlik süresi içinde duruma göre başvurulacak tedbirlerdir.

[15] Şenyüz, s. 438.

[16] 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’na geçici 6. madde eklenmiştir. Geçici 6. maddeye göre, 01.07.2016 tarihine kadar vergi kaçakçılığı suçu işleyenlerin, koşullu salıvermeden faydalanmaları için cezalarının üçte ikisini değil, yarısını infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmeleri yeterli olacaktır.

[17] Şenyüz, s. 438; Kızılot / Kızılot ise tekerrürün uygulanmaması için failin hem ilk suçun hem de ikinci suçun işlendiği tarihte 18 yaşını doldurmamış olması gerektiği görüşündedir. Bkz. Kızılot / Kızılot, s. 601.